Mayıs 2
Yaşam bazen insanın istediği şekilde gitmez.
Çocukluğundan büyüdüğü gençliğine ya da, yaşlılığına kadar, hayattan pek çok beklentisi olur insanın. Sürekli hayal eder ve hayallerine ulaşmak için belli bir rota çizer. Hedefleri doğrultusunda çalışmalar sürdürür. Öyle bir an gelir ki, hiçbir şeyi yapamayacak duruma gelir ya da, pek çok durum aksi gider. İşte o zaman hayal kırıklığına uğrar insan.
Hayal kırıklığı, yaptığı işlerin sonucu istediği gibi olmaması, kesin olarak beklediği güzel sonuçların, aksi olma durumudur. Yani beklentisinin olmamasıdır. Bu durum insan hayatını çok büyük karamsarlığa iter ve insanlar yaşamlarında bunalıma sürüklenir. Psikolojileri bozulur. Bunalım insan yaşamında kötü sonuçlar doğurur. intihara kadar götürebilir.
Hayal kırıklığı insanların İstediklerinin olmayışıdır aslında. Yani gitmesini istediği ve sonucundan emin olarak beklediği ama, maalesef olmayan, istenmeyen sonuçtur. Hayal kırıklığı yaşamı boyunca insanları derinden üzer. İnsanlar pek çok şey hedefler. İşte bu hedeflere ulaşamadığı zaman, hevesi bir yerde biter çalışmalar durur. İnsanlar olduğu yerde beklemeye başlar. Halbuki durmak gerekmez yaşamımızda. Ne kadar hayal kırıklığı olursa olsun, kaldığımız yerde durmaktan çok, daha plânlı, daha sistemli çalışmamız gerekir. Bizler hayatımıza devam ettiğimiz süre içerisinde, yaşama iyimser bakmalıyız.
Yaşam içerisinde her şey bizim istediğimiz gibi gitmeyebilir. Bundan dolayı da, üzerinde çalıştığımız işin sonucu istediğimiz gibi olmayabilir deyip, kaldığımız yerden çalışmalarımıza devam etmeliyiz. İşte o zaman ayakta daha sağlam ve sımsıkı durabiliriz. Hayata daha güçlü ve daha sıkı tutunabiliriz.
Hayal kırıklıklarımız her ne olursa olsun, her seferinde yaşamımızda yepyeni sayfa açma cesaretini göstermeliyiz. Cesaret göstererek açacağımız bu sayfalar, bizim hayatımıza yepyeni bir hayat katacaktır. Rotamızı yeniliklere de yönlendirecektir. Bunu yapacak olan da biz kendimiziz.
İnsanlar hayal kırıklıklarını yaşam içerisinde verdiği cesaretlerle karşılarlar. Gösterdikleri bu cesaret, kişilerin yaşam içerisinde daha rahat yaşamasını sağlar. Yaşamda karşılaşılan aksaklıklara karşı dirençli olmak, kişinin hayata karşı daha fazla hayal kırıklığı yaşamasını önler.
Cesaretiyle yaşam içerisinde dimdik duran insanlar, her seferinde hayata yeniden başlamaya hak kazanırlar ve böylece yaşam düzenini yeniden kurarlar. Bıkmadan usanmadan hayata bağlanırlar. Böylece yaşama dair olan hayal kırıklıklarını daha az yaşarlar.
