Köşe Yazılarım

MESLEKİ BAKIŞ


Mayıs 9 

     Her mesleğin insana öğrettikleri vardır. Meslek sahibi olan kişiler meslek sahibi oluncaya kadar öğrendiklerini daha sonra hayata uygularlar. Böylece mesleklerini daha düzgün ve daha doğru bir şekilde icra ederler. 
     Meslek sahibi olacak kişiler öğrendikleri ile aynı zamanda da kişilik kazanırlar. Hayata mesleki yönden de bakarlar. Örneğin bir araba tamircisinin dikkatini en çok araçlar çeker. Araçların modeli, durumu, hasarı var mı yok mu, bu tarz konulara merak ederler. Ya da bir marangozun dikkatini en çok mobilyalar çeker. Mobilyalarda kullanılan ağaç türleri, vidalar, mobilya montajları ya da mobilyaların renkleri, dizaynı ve benzeri konular mobilyacının ilgi alanına girer. Muhasebeci kendi evinde de hesabını kendisi tutabilir.  Doktor insanlara sağlık yönünden bakabilir. Yani her mesleğin kendisine özgü bir alanı olduğu gibi, o mesleği edinenlerin de dünyaya bakış açısı meleki olarak daha fazladır ve öğrendikleriyle de genişler. Dünyaya bakışını mesleki açıdan öğrendiklerini de eklerler. 
     Öyle meslek grupları vardır ki, insanı şüpheci yapar. Asker, polis, güvenlik kolları bunlar arasındadır. Bu ve buna benzer mesleklerde, kişiler evlerindeki insanlardan bile şüphe eder. Karşısında duran insanlar rahatsız olabilir bu durumdan. Ama onlar çoğunlukla bu durumu çevresine hissettirmezler. Çünkü onlara göre toplumun güvenliği önceliklidir ve dikkat edilmesi gerekir.
     Kişinin kendi mesleğini fazlasıyla sevmesi, kişiyi başarılı kıldığı gibi, bazen de İnsanın psikolojisini bozabilir. Yukarıda, polis asker ya da güvenlik kuvvetlerinden örnek verdiğim gibi, bu insanların hayata şüpheci yaklaşarak insanları suçlu gözüyle bakması ve aynı şekilde aynı durumu evde de sürdürmesi ev hayatını kaosa sürükleyebilir. 
     Hangi meslekten olursak olalım, mesleğimizi icra ettiğimiz zaman, belli bir sınırda durmasında bilmek durumundayız. Yani mesleğimiz ve gerçek yaşamımız arasında bir çizgi olmalı. Bazen, mesleklerdeki yaşam şekilleri, özel yaşamla iç içe girmektedir. Kimi zaman bu durum  güzel olduğu gibi, kimi zamanda insanlara sıkıntı verebilmektedir. Örneğin bir öğretmen öğrencilerini bir şeyler öğretirken, aynı durumu çevresindeki arkadaşlarına, annesine, babasına, çocuklarına veya yakınlarına yaptığı zaman, bu durumdan çevresinde bulunan kişiler rahatsız olabilir. Bu durumda olan kişiye ” Git öğretmenliğini okulundaki öğrencilerine yap. Biz senin öğrencilerin değiliz.” diye tepki verebilirler.
     Her mesleğin icrası ve uygulaması farklıdır. Bundan dolayı da her mesleğin kendisine göre zorlukları vardır. İnsanlar, kendi mesleklerini severek icra ettikleri zaman başarılı olurlar. Önemli olan nerede ne yapacağını çok iyi bilmektir. Özel hayat ile iş hayatı hiçbir şekilde karıştırmamak gerekir. İşte o zaman, insanlar daha huzurlu bir yaşam sürdürebilir.

Köşe Yazıları