Mart 5
Okumak ve okumaya yönelmek büyük bir başarıdır. Türlü türlü kitap, bizim okuma alışkanlığımızı kazanmamızdaki en önemli başarılardandır. Çünkü ülkemizde yaşayan pek çok insan, ne kadar vakti olursa olsun, maalesef kitap okumak yerine, vaktini başka yerlere harcamayı tercih ediyor. Eğlenceler, seyahatler, alışveriş merkezlerini gezmek ya da alışveriş yapmak, sosyal medya kullanmak, oyun oynamak gibi pek çok unsura yönelerek kitap okumaktan uzak duruyorlar. İşte bütün bunlardan vazgeçip ya da bu alışkanlıkları azaltıp kitap okumak bir başarıdır. Evet, bütün bunları yapan kitap okuma yönünden başarı kazanmış demektir. Çünkü kitap okumaya başlamıştır.
Kitap okurmusunuz dediğinizde, pek çok insan şöyle cevap verebilir. -Hiç vaktim yok kitap okumaya, bir işte çalışıyorum ve çok yoğunum, çok işim var, randevum var, şu işim var, bu işim var- gibi kalıpsal cümlelerle bizi karşılayabilir. Kitap okuma konusunda, öncelik tercihleri farklıdır. Kitap ile ilgi düşüncelerini aktarırlar bize. Aslında bu kişiler kitap okumak istemezler. Kitap okumak yerine farklı arayışlara yönelirler. Çünkü kitap okumak cazip gelmez.
Okuma alışkanlığının çok az da olsa yükseldiği şu dönemlerde, kitap okuma oranında çoğalma görülmektedir. Bu oran diğer ülkelere göre çok düşüktür. Bizim ülkemizde okuma oranı oldukça düşük seviyede ve çok yavaş yükselmektedir. Şuna sevinmek gerekiyor ki, insanlar artık kitap okumayı eski yıllara nazaran,
-özellikle son 10 yıl için- arttırdı. Arabada, yolda, evde, iş yerinde fırsat buldukça, İnsanlar okumaya yöneldi. Yani kitap okumayı başarabilenler çok yavaş da olsa çoğalıyor.
Kitap okuma oranının çok hızlı bir şekilde yükselmesi, insanların birbirini daha kolay anlamasının kolaylaşması demektir.
Kitap fuarlarına rağbetin artmasıyla birlikte, yazarlar da kendi kitaplarını tanıtmaya ve okurları, kitap okumaya yönlendirmiştir. Böylece yazdıkları ile okurları buluşturmaktadır. Okurlarına yazdıkları bilgileri kitaplar yoluyla aktarabilen yazarlarımız, günümüzde insanları okumaya sevk etmenin yollarını da aramaktadır.
Yazarlar kitap yazdıkları gibi, aynı zamanda da kitap okumaktadırlar. Okudukları kitaplar sayesinde yazma yeteneklerini geliştirmektedirler. Yazarların çok iyi bir okur olduğunu unutmamak gerekir.
Dünya üzerindeki pek çok gelişmiş ülkelerde, kişi başına düşen kitap sayısı çok fazla olmasına rağmen, maalesef ülkemizde bu sayı bir kaç kişiye bir kitap düşmektedir. Sayının düşük olması aynı zamanda toplumunda genel kültürünün düşük olması demektir.
Okuyan insan dünyayı öğrenerek bakış açısını değiştirmektedir. Her şeye farklı ve bilinçli bakmaktadır. Her okunan kitap, yeni bir dünya, yeni bir yaşama misafir olmaktır.
