Haziran 3
Bizler bazen gerçekliğin sosyal medyada mı gerçekten yaşadığımız hayatta mı olduğunu unutuyoruz Oysa ki gerçek yaşam insanların yaşamış olduğu gerçek hayattır, sanal hayat değildir. Sosyal medya ise insanların eğlence alanları olmalıdır. Araştırma alanları ise yine internet olabilir. Ama doğru bir şekilde paylaşılan ve yazılan araştırma yazıları, doğru kaynaklardan aldığımız zaman, doğru sonuca ulaşabiliriz. Aksi durumda yanlış olur.
Sosyal medyada gönderdiğimiz veya paylaşımda bulunduğumuz emojiler, bizim gerçek anlamdaki duygularımızı yansıtmamaktadır. Bizim duygularımızı gözle gördüğümüz şekilde yansıması ile sosyal medyadaki emojilerle aynı değildir. Çünkü gerçek duygular gözyaşlarıdır, ya da bir gülücüktür. Suratımızdaki tebessümdür. İnsanların kaşlarının çatık olmasıdır ve bununla birlikte göz temasıdır el, yüz ve vücut hareketleridir. Yani insanlar birbirlerini daha çok mimikleriyle anlayabilirler.
Emojilerin kullanımı, sosyal medyada tam anlamıyla insanların gerçek davranışlarını yansıtmamaktadır. Ama maalesef günümüzde insanlar bu tarz paylaşımlarla kendi duygularını karşısındaki insanlara anlatmaya çalışıyorlar.
Sosyal medyada kültürlerimizi bilinçli olarak daha çok paylaşmalıyız. Okuduğumuz kitapları, yazdığımız yazıları, şiirleri, ciddi anlamda ki haberleri paylaşmalıyız. Sosyal medyadaki konuşmalarımızı ve mesajlaşmalarımızı, çok uzakta olan ailelerimizle ve dostlarımızla yapmalıyız. Yakınımızda bulunan sevdiklerimize gidip gelmeli, birbirimizin hatırını sorup, aile büyüklerimizi ziyaret etmeliyiz. O anki ruh halimizi, birbirimizi görerek duygularımızı paylaşmalıyız.
Bizler sosyal medyayı daha iyi ve daha düzenli kullanmaya yönelmeliyiz. Çirkinliklerden ve kötülüklerden uzak, güzellikleri ve doğruluğu paylaşmalı, insanlara dürüstlüğü aşılamalıyız. Hiç kimseyi taciz etmemeli, hiç kimseye askıntı olmamalıyız. İnsanları rahatsız etmemeliyiz. Bu tarz davranışlardan uzak durmalı, insanlığa örnek güzel davranışlar sergilemeliyiz. Sosyal medyada doğruyu ve dürüstlüğü sergileyerek, insanlar arasındaki güzel ilişkileri oluşturmalıyız.
Yalan haber ve manipülasyon ve halkı bu yollarla yanıltarak gerçek dışı davranmak, her dönem vardı. Fakat günümüzde “yanlış bilginin yaygın bir şekilde paylaşılması, yalan haber ve bilgi kirliliği” dijital medya ortamlarında çok daha yoğun bir şekilde karşımıza çıkmaktadır.
Yalan haberlerden uzak durup, gerçek hayatın da olduğunu unutmamalıyız. Doğruluğun dürüstlüğün gerçekçiliğin araştırmaların gerçek hayatta olması gerektiği gibi sosyal medyada da olacağını unutmamalıyız.
Yalan haberlere maruz kalma, yanlış veya şüpheli bilgiyi yayma eğilimi, manipülasyon ve bunların sonucunda oluşan bilgi kirliliğinin topluma büyük zararlar verebilir.
