Köşe Yazılarım

TAKIM RUHU



     Spor dünyanın en rağbet gören camialarından biridir. Taraftarları çok olan ve maçları çekişmeli geçen takımların oyuncuları ve maç sonucunda kazanılan bir zafer. Parlayan yıldızlar, yükselen kariyerler. 
     Her ülkede olduğu gibi bizim ülkemiz için de aynı durum geçerlidir. Spor karşılaşmaları bizim ülkemizde de çok kıymetlidir. Tabi ki kıymetini bilene. İyi bir takım ruhu taşıyan bir sporcu başarıyı yakalamış demektir.
     Ülkemizde yıldızı parlayan sporcularımızın, kendi ülkelerindeki takımlardan ya da bağlı oldukları spor kulüplerinden çıkıp, başka ülkelerin takımlarına olan şaşalı transferlerini hepimiz biliriz. Kimi zaman bu durum bize onur da verebilmektedir. Kimi zaman ise sporcularımızı neden başka ülkelere kaptırırız diye düşünmekten de kendimizi alamayız. 
     Dünyadaki kimi sporculatın bu gösterişli gidişleri çoğu zaman hüsrana uğramakta ve hayal kırıklığına  neden olmaktadır. Ele geçen bu fırsatı gönül rahatlığıyla  değerlendirememektedirler.
     Peki transferleri olan ve ya transfer edilen sporcular bu transferleri ne kadar hak ediyor düşünmek lazım.  Kusura bakmayın ama bu iş öyle elini kolunu sallayarak gitmeyle olmuyor. Türkiye’de spor yaparken, birden başka yerlere gitmek, hatta dünyanın en ünlü takımlarında yer almak tabi ki büyük çaba ister. Fakat burada önemli olan bu çabanın devamını getirmek. Başarının devamı gelmedimi yıldızı söner ve ortada kalır insan. Tıpkı Türk futbolcusu Arda Turan gibi. Barcelona gibi büyük bir futbol takımına tranfer olması ve bu güzelim fırsatı iyi değerlendirememesi, kendisi açısından pek de olumlu bir sonuç doğurmadı. Geleceği çok parlak iken birden durum tersine döndü.
     Bizim futbol camiasında ne yazık ki şımarıklık hep var. Başka bir antrenör de gelse bu tarz futbolcular asla iflağ olmaz. Bu tarz sporcular hem ülkemize hem de kendisine zarar vermektedir. Popülizmi yakaladı mı sanki kendisine miras kalmışçasına popülariteyi kendisine zamk gibi yapıştırırlar. Böylece büyük zarar görür ve kariyeri sıfıra iner. Şımarıklıkla bu işler yürümez. Hava atayım derken havada kalır her şey. Kariyerinde başarısızlık oldu mu o sporcunun hayatında popülerite de bir yerde biter. Şımarıklıkla biter, hava da biter, caka da biter. Oysa madalyonun bir de diğer yüzü var. Yani olması gereken gerçekler. İşin iç yüzü farklıdır. Takım ruhu ve uyum.
      Sporcu dediğin kariyerinin hakkını vermeli. Elindeki fırsatları iyi değerlendirmeli. Bunu yapamayan sporcu ne kadar iyi sporcudur iyi analiz etmek gerek doğrusu.

Köşe Yazıları