Teknoloji ve kültür aslında kardeş gibidir. Bazen birbirleri ile kavga edebilirler. Ama belli bir süre sonra da barışarak yollarına devam ederler.
Peki nedir bu kavgaları?
Daha önceki yazımda teknoloji ile kültür arasındaki bağı anlatmaya çalışmıştım. Şimdi biraz daha konuyu genişleterek devam edelim.
Teknolojinin yanlış kullanımı kültürde yozlaşma meydana getirir. Bunun sonucunda kültür erozyonu oluşur ve kişiler geçmişini unutarak asimile olmaya başlar.
Örneğin herkesin en çok kullandığı cep telefonları birer teknoloji ürünüdür. Küçükten büyüğe herkes bir şekilde cep telefonlarını kullanıyor. Hatta okuma ve yazma bilmeyen kişiler bile, tuşlarına nasıl basılacağını, torunlarına sorarak öğrenmeye çalışıyorlar. Torunları ise büyük bir zevkle biraz da bilmişlik yaparak, anneannelerine ya da dede ve babaannelerine öğretmeye çalışıyorlar.
Peki torunlar, dedeler, nineler, babalar, anneler. Yani tüm cep telefonu kullanıcıları. Biz bu teknoloji ürününü ne kadar çok başarılı kullanabiliyoruz ve ya gereksiz yere mi kullanıyoruz. Şöyle bir bakalım.
Kimimiz ekmek parasını bulamadığımız zamanlarda bile elimizde son model cep telefonu bulundurmamız, İhtiyaç sıralamasını yanlış yaptığımızı göstermez mi?
Ya da telefonun ihtiyacımızı karşılayan iletişim yönünü kullanmak yerine, onu bir oyun aracı olarak kullanılmış olmamız, bizim boş yere zaman kaybımızı ve dünya ile olan ilişkimizi kesmez mı?
Telefondan mail ve mesajları kullanarak bayram ve önemli günleri kutlamamız, bizim komşuluk, akrabalık ve ya yakından görmemiz gereken kişilerle bağımızı sadece sanal aleme taşıyarak kültürümüz olan misafirlik anlayışımızı bitirmiş olmaz mı?
Bunları çoğaltmak mümkün. Böylece teknolojiyi doğru kullandığımızda kardeşler arasında iyi bir geçinme olmuş olur. Ama aksi bir durumda ise şiddetli geçimsizlik yozlaşmayı da beraberinde getirir.
Yazımın yedinci bölümünde buluşmak üzere hoşça ve dostça kalın.
