Aralık 2
İnsanoğlu yüz yıllar boyu birbirine ihtiyaç duymuştur. Birbirleri ile komşuluk yapmış ahbap olmuştur. Arkadaşlık, yarenlik yaparak dostluklarını pekştirmişlerdir. Akrabalık bağlarını birbirlerini arayıp sorarak, birbirlerinin eksiklerini giderek devam ettirmişlerdir Böylece birbirlerinden uzak kalmamışlardır.
Yukarıda da belirttiğim gibi Yüzyıllar boyunca insanlar birbirlerini ihtiyaç duymuştur dedim gerçekten de böyle olmuştur Peki günümüze baktığımızda da böyle midir bence değildir “Komşu komşunun külüne muhtaçtır.” dediğimiz zaman, insanlar birbirlerine ihtiyaç duyarlar anlamına gelmektedir. Günümüze baktığımızda ise, insanlar birbirlerinden uzaklaşarak dört duvar arasına sıkışmış, evden çıkmak istemiyor. Bütün ihtiyaçlarını internet yoluyla hallediyorlar. Hatta çalışmalarını dahi İnternet üzerinden para kazanarak yapıyorlar.
Peki sosyalleşme nerede kaldı? Sosyalleşme tabii ki de yok. İnsanlar birbirlerini böylece yabancılaşıyorlar. Aynı apartmanda yaşayan insanlar birbirlerini tanımaz oldu. Aynı sokakta yaşayan insanlar birbirlerine misafir olarak gidip gelmez oldu. En yakın arkadaşlar bile birbirlerine kahve yapmaz, kek pişirmez oldu. Sadece bunlar mı hayır. Kültürümüz değişti. Gelenek ve göreneklerimiz farklılaştı. Kısacası insanlar kendilerini dört duvar arasına kilitlediler.
Peki sohbetlerimize ne oldu?
Tabii ki bunun yanında sohbetlerimizde bitti. Sesli konuşma, yerini Messenger, Twitter, Instagram gibi sosyal medya araçları aldı. Bunların sonucunda ise Psikologlar ve psikiyatristler daha çok iş yapar oldu. İnsanların psikolojisi bozuldu. İnsanlar daha çok depresyona girdi ve daha çok yanlızlaştı. Anne ve babalar çocuklarının elinden ne yapacaklarını şaşırdı. Şimdiki nesil ile geçmiş nesil birbirleri ile çatışır hale geldi. İnsan davranışları birbirini tutmaz oldu. İnsanlar kendilerini bir çıkmazda buldu. Pek çok gençlik hayatına kaosları doldurup, depresyonla büyür hale geldi.
Tabii ki bu durum herkes için geçerli değil, bu durumda olanlar ve kendisini dünyadaki bütün güzelliklere kapatanlar için geçerli.
Oysaki dünya yaşanmaya değer bir yerdir. İnsan yaşamı çok güzeldir. Eğer yaşamayı bilirse bir insan, İşte o zaman bütün güzellikleri görür.
Bir insan, önce kendisi ile barışmalı ve daha sonra bütün insanları kucaklamalıdır. Böylelikle insanlar birbirleri ile yabancılaşmayı ortadan kaldırır.
