Köşe Yazılarım

YAŞAYABİLMEK


Ekim 6

     Yaşayabilmek…
     Nefes alabilmek…
     Ben de varım diyebilmek…
     Varlığının farkına varabilmek…
     Kimi zaman avazının çıktığı kadar bağırmak ve haykırmak ister insan. Belki de rahatlayacağımızı düşünürüz. Rahatlar mıyız bilmem? Ama bir gerçek var ki, rahatlayabilmek için, kimi zaman, ıssız bir yerde bağırma ve haykırma, ya da hiç kimsenin olmadığı bir yerde hüngür hüngür ağlama ihtiyacı hissederiz. Yalnız kaldığımızda bütün bunları yapmanın bizi rahatlatabileceğini düşünürüz. Fakat her nedense yalnız kalmak da istemeyiz. Çünkü birileri ile dost olmanın arkadaş olmanın ve o kişiyle dertleşmenin bizi huzura erdirdiğine inanırız.
     İnsanoğlu ne garip bir canlıdır. Aslında mükemmelin ötesinde yaratılmıştır. Zekasıyla, yetenekleri ile pek çok unsuru yapabilecek durumdadır. Bir o kadar da hassastır. Olumsuz bir durumda, hassas tarafından yakalandığında ise, yelkenleri suya indirir. Oysa ki toparlanıp tekrar kaldığı yerden yaşam devam etmelidir. Çünkü o devam etmese bile, hayatın onunla birlikte devam ettiğini unutmamak gerekir.
     Hayatın anlamını yaşayan bilir. Hayatını yaşayamayanlar bu durumun farkına varamazlar. Çünkü onlar beyhude yaşarlar.
     Toplumumuzda kaç kişi gerçek anlamda yaşıyor bilmem. Ama bildiğim bir gerçek var ki hayatın, insanoğlu yaşadığı sürece devam etmesidir. Yaşamakta ki kastım, kişilerin nefes alıp vermesi değildir. Yaşamının huzurlu ve mutlu olmasıdır. Yani maneviyatının rahat olmasıdır. Manevi yönde güçlü olanlar aynı zamanda da huzurlu olmayı becerebilen kişilerdir.
     İnsanların yaşamlarını etkileyen pek çok durumlar olur. Bu durumlar arasında, sevdiği insanların ölümü, ekonomilerinin düzene girmemesi, isteği bir takım unsurlara ulaşamaması, geleceğini ehemmiyet altına alamaması gibi unsurlar yer alır.
     Unutmamak gerekir ki, yaşam tek düzen üzerine kurulu değildir. Yani, sadece mutluluk üzerine kurulmamıştır. Ya da insanların ömür boyu huzurlu olması mümkün değildir.
     Hayat iniş ve çıkışlardan oluşur. Önemli olan biz insanların, bu iniş çıkışları iyi bir şekilde karşılamamızı iyi bilmemiz gerekir. Yani karşımıza çıkabilecek en küçük olumsuzluktan, en az etkilenip hemen çözüm noktasını bulmaya çalışmak en doğru hareket olacaktır. Aksi taktirde, bizim psikolojinizi etkiler ve bizi çözümsüzlüğe ulaştırır. Bu durumun bizim için iyi sonuç olmayacağını hepimiz biliriz.
     Biz kendi aklımızı kendimiz yönetmesini bilmeliyiz. Aksi durumda duygularımızın esiri olur, durumu içinden çıkılmaz hale getiririz.

Köşe Yazıları