Yaşamımızda çok önemli olan zaman faktörü bizlerin hayatını oluşturur.
Zamanın tanımına baktığımızda; zaman veya vakit, ölçülmüş veya ölçülebilen bir dönem, uzaysal boyutu olmayan bir süreklilik. An, bir noktadır. Zaman ise noktaların birleşmesidir.
Yani her an bizim için önemli ve her zaman bizim için anlamlıdır.
Peki biz mi zamanı yönetiyoruz yoksa zaman mı bizi yönetiyor?
Biz mi zamanın esiriyiz, yoksa zaman mı bizim eserimiz?
Bu durumu çok iyi düşünmek gerekiyor. Belki de bu yazdıklarım size anlamsız geliyor olabilir.
İnsan hayatında boşa geçen vakit, boşa harcanan zamanlar, bizi içinden çıkılmaz hale getirmektedir.
Şöyle bir düşünelim, boşa geçirdiğimiz valitlerle zamanın bizi çok kolay bir şekilde yönettiğini görebiliyor muyuz?
Hayatımızın bir anda bittiğini ve geçmişe döndüğümüzde ise boşa bir vakit geçirdiğimiz görebiliyor muyuz?
Eğer ülkemiz için bir şeyler yapabiliyorsak, insanlık için faydalı bir şeyler sağlamışsak, O zaman biz zamanı yönetmiş oluyoruz. Çocuklarımız için iyi bir gelecek sağlamak için, büyük çaba sarfetmiş ve başarı sağlamışsak, zamanı boşa geçirmemiş oluruz.
Yani zamanın esiri olmamak demek, yaşamın her alanında insanların yapacaklarını önceden planlamaları ya da ve hedefleri doğrultusunda ilerlemeleri demektir. Bu hedefler, kişilerin zamana karşı yarışmalarını sağlar.
Düzenli olan, aklını mantığını doğru kullanan ve yaşamını düzgün bir şekilde ayarlayan kişiler, zamanın esiri olmazlar, zamanı esir alırlar. Çünkü onlar ne yapacaklarını ve hayata karşı hangi alanlarda nasıl başarı göstereceklerini bilen kişilerdir. Bu kişiler zamandan aldıklarını çok iyi değerlendiren, yaşamlarında uygulayan ve başarıyı yakalayan kişilerdir. Zamanı çok iyi değerlendiremeyenler, zaman içerisinde eriyip giderler. Zamanında ne yapacağını bilemediklerinden dolayı, insanlara muhtaç olurlar. Kendi yaşamlarını idame ettiremezler ve yaşamlarında eksik bıraktıkları unsurlar, ileride o insanların kabusu olur. Çünkü yapılması gerekenler zamanında yapılmamıştır. Böylelikle kişiler çok zor anlar yaşarlar ve başarıdan uzak, insanlıktan nasibini almamış, yalnızlaşan insanlardır. Hayat onları öyle bir ders verir ki zaman içerisinde gerçek anlamda yapmaları gerekenleri yapmadıkları için zaman onları, sefil ve kötü bir durumda bırakır.
insanlar her şeyi zamanında yapmalı ve zamanında hareket etmelidir. Böylelikle hayata geç kalmamış olurlar.
