Mayıs 6
Bazen düşünüyorum da, ne kadar düşüncesizce davranıyor insanlar. Ne yaptığını bilmeden, belli belirsiz hareketlerle insanlara yaklaşıyorlar. Oysa ki yaşam bu kadar da kolay ve basit değildir. İnsanlar atacağı her adımda ölçülü ve temkinli davranması ve nezaket kurallarını hiçbir şekilde unutmaması gerekir.
Nezaket kuralları insanların kişiliğini oluşturur. Daha doğrusu insanların kişiliğini oluşturan temel unsurlardan bir tanesidir nezaket kuralları. İnsanların prensipli olması, bir yerde de beyninin iyi çalışması demektir.
İnsan beyni vücuduna yön veren en önemli bölgedir. Hal böyleyken insanlar çok fütursuzca davranmaktadır. Yaşamlarındaki çelişkiler, çevresinde bulunan insanlara da yansımaktadır. Toplum içerisinde belli belirsiz hareketler yaparak, belli olan düzenlerin bozulmasına neden olmaktadırlar.
Bir insanın yapması gereken çok basit kurallar vardır. Örneğin; yemek yerken ağzını şapırdatmamak, ağzını kapatarak hapşırmak, öksürmek, sokaklara tükürmemek, durup dururken insanlara sataşmamak gibi pek çok unsuru sayabiliriz. Birinin bu konular hakkında bizi uyarması gerekmiyor. Biz kendi beynimizi kullanarak bunların yanlış olduğunu ve bunları yaparak karşımızdaki kişileri rahatsız edebileceğimizi düşünmeliyiz. Hatta bütün bu kuralları biliyor olmalıyız. Birinin bizi uyarması da çok kötü bir duruma düşmemize neden olur. Çünkü biz bunları düşünebilecek yaştayız. Birinin karşısında bu kötü davranışlarımızdan dolayı mahcup olmamız gerekir.
Küçük çocuklar nezaket kuralları içerisinde eğitildiği zaman, belli bir yaşa geldiklerinde topluma ve çevresini faydalı birer insan olurlar. Beynini çok iyi kullanan insanlar, yaşam içerisindeki başarıyı çok iyi bir şekilde yakalarlar.
Kişilerin matematik fizik kimya biyoloji ve bunlara benzer pek çok alanlardaki başarıları, insanların beyinlerini kullanması ile alakalıdır. İki kere ikinin dört olduğunu bilmeyen ya da konuştuğu dili çok iyi kullanamayan insanlar, bir yerde de beyin fukarası sayılırlar. Toplum içerisinde %99’unun bildiği ve toplumuzca genel olarak doğru kabul edilen unsurların bilinmesi gerekir.
Her insan matematiği çok iyi bilmek zorunda değildir ya da biyoloji veya fiziği çok iyi bilmek zorunda değildir. Bilinmesi gereken yönlerini bilmeleri yeterlidir. Ama çok iyi bilmek zorunda olduğu kendisine özgü bir yaşam felsefeleri vardır. Her insanın kendisina ait bir kişiliği vardır. Yani insanlar belli bir kişilik kazanmak zorundadır. Bu kişiliği kazanırken de, yaşamını doğru temeller üzerine oturmak zorundadır
Toplum ortak noktalar içerisinde hareket eder ve yaşam biçimleri ona göre şekillenir. Toplumun ortak noktaları içerisinde hareket eden kişiler, toplum içerisindeki birlikteliği yakalarlar. Aksi durumda ise toplumdan dışlanırlar.
