Köşe Yazılarım

DOĞANIN İNTİKAMI


Mart 7

     Çiçekleri koparmayın…
     Ağaçları kesmeyin…
     Hayvanlara dokunmayın…
     Suları boşa akıtmayın…
     Havayı temiz tutun..
     Bu şekilde yazımın sonuna kadar sıralamak, hatta daha fazlasını yazmak mümkün.
      Bunları neden yazdım biliyor musunuz?
     Dünyamız her gün kötüye gidiyor. İnsan hayatı içinden çıkılmaz bir hal alıyor. Hiç düşündünüz mü bir yerlerde bir yanlışlık var diye…
     Ya da bir yerlerde bir eksiklik var…
      Bizler neler yaptık ki bu dünyada da, bu şekilde bir karşılık alıyoruz. Bir şeyleri eksik yapmış olabilir miyiz?
      Hiç düşündünüz mü?
      Demek ki, bazı şeyler bizlerin istediği gibi olmuyor. Bizler ne yaparsak ve ne ekersek, onu biçiyoruz. O zaman yapacağımız her şeye, atacağımız her adıma çok dikkat etmemiz gerekiyor. İncittiğimiz her hayvan, yok ettiğimiz her ağaç, bizden intikam alıyor. Fütursuzca harcadığımız sular, yarın bir gün susuzluk olarak önümüze çıkacaktır. Kirlettiğimiz hava, bizlerin soluk alıp vermede zorlandığımız anlar yaşatacaktır. Oksijenimiz bitiriyoruz.
     Peki neden yapıyoruz bunları? 
     Bana dokunmayan yılan bin yaşasın döneminde miyiz ?
    Oysa ki, ben dediğimiz, bütün herkes oluyor. Çünkü, herkes ben dediğinde, bir toplumu oluşturuyor. Yani toplum bireylerden oluşuyor. O zaman önce kendimizden başlamalıyız düzelmeye. Eğer kendimizden başlamazsak, gelecek bizim için büyük tehlike arz edebilir. Artık oksijen için çıkacağımız yüksek dağlar da kalmayabilir. Gezeceğimiz ovalar olmayabilir. içeceğimiz sular bitebilir. Belki dünya üzerindeki çiçekleri de göremeyeceğiz. Uçuşan kelebekler, arı sesleri…
      Bunların hepsi yok olabilir.    
      Peki biz ne yapıyoruz?
      Kendimize gelecekte nasıl bir dünya hazırlıyoruz?
     Hadi diyelim ki biz belli bir zaman içerisinde ölüp gideceğiz. Ya çocuklarımız, torunlarımız, onların çocukları…
     Buna bir yerde dur demek gerekiyor. İsraftan kaçınıp gerçeğe dönmek gerekiyor. Dünya dönüyor ve her geçen zaman ömürden gidiyor.
     Bizler daha çok bilime be ilime önem vererek insanlığa faydalı olabilmenin yolu seçmeliyiz. Aksi takdirde kötülüklerle savaşamayabiliriz. O gücümüz bizden alınır ve biz o gücümüzü kaybederiz. Bizim o gücümüzü kazanabilmemiz için, bilgi ile donanmamız gerekiyor. Bütün kötülükleri bilgilerimizle karşılık vermeliyiz.
     Öyle bilgiler var ki, teknolojinin en üstünü seviyesini doğurur. Öyle bilgiler var ki, en ağır hastalıklara çare bulur. Öyle bilgiler var ki, dünyayı bütün kötülüklerden kurtarabilir. Yeter ki bilgiyi nasıl elde edeceğimizi ve elimizde nasıl tutacağımız da bilmemiz gerekir.
     İnsanlığı geliştirmek insanlığa katkı sağlamak bizim asli görevimiz olmalıdır. Aksi takdirde bizi çok büyük tehlikeler beklemektedir. Tıpkı bugün dünyayı saran virüsler gibi.
     Bilime ve ilime önem veren dünya ülkeleri her zaman için diğer ülkelerin önünde gitmektedir.

Köşe Yazıları