Köşe Yazılarım

GARİBANIN HIRKASI


Mart 6

     Bir hırkası olan hor görmeyin. Bir hırkası olanın yüreği kocamandır. Kocaman bir gönüle sahiptir ve sevgisi yücedir.
    Bir hırkası olanın gittiği yol temizdir. Malı mülkü yok diye küçümsemeyin. Malı mülkü olmayabilir ama, dürüstlüğünden ödün vermemiştir. Dünyaya sevgi ile şefkat ile bakmıştır ve bakmaya da devam edecektir. Ondan dolayıdır ki, her fakir olana hor gözle bakmayın, fakir olabilir ama, cesurdur, cesarettedir, dürüsttür…
     Bir hırkası olana genelde fakir gözüyle bakılır. Oysa ki o dünyanın en zengin insanıdır onlar. Çünkü, en zengin sevgiye sahiptir ve şefkati yüreğinde toplamıştır. Bir çiçeği dahi dalından kopartıp incitemez. Üzülür… Onun canlı olduğunu bilmekten öte kendi canı sayar. Işte dünya üzerinde böyle insanlar da var.
     Bir insan temiz bir şekilde öldüğü zaman, “Üzerinde sadece bir hırkası vardı.” derler. Yani namuslu ve dürüst olduğunu ifade ederler. Tabii bu ifade şekli sadece bir tek hırkası olup da bu dünyadan göçenler için geçerli değildir. namuslu ve dürüst olan herkes için geçerlidir.
     Namuslu olmak çok farklı bir şeydir. Dürüst olmak ise apayrı bir olgudur.
     Garibanın hırkası dendiği zaman, kişilerin çok fazla mala mülke tenezzül etmeyip, daha çok dürüstlükten yana olduğunu belirtir. Yani dürüstlük ve namus, mal ve mülkten önce ön plana alınır.
     Dürüst ve namuslu olan insanlar, kişiliklerinden ödün vermezler zaten. Kişiliğini kaybetmiş kişiler insanlıktan çıkmış demektir. Gözlerini para hırsı bürümüştür. Hangi malı ya da hangi mülkü alacağının hesabını yaparlar daha çok.
     Dünyanın şatafatlı akan düzeni çok acıdır. Kişiler dünya düzenine kapıldığı zaman kendi benliklerini kaybedebilirler. Oysa ki insanlara yardım etmek, insanların yanında olmak, onlara destek olmak gerçek özdür. Mazlumların yanında olmak ise bir kişilik Meselesidir. Her babayiğidin üstesinden geleceği bir mesele de değildir. Bırakın bir hırkanız oluversin. İnanın ki o hırkanız pek çok eşyadan daha değerlidir. İyilik besliyorsanız bu dünyada, en azından kafanız rahat, vicdanınız temizdir.
     Önemli olan, bizlerin bu dünya üzerinde nasıl davranmak istediğidir. Davranışlarımızı kontrol altına aldığımız zaman, doğru yollardan elde ettiğimiz malımız da olur, mülkümüz de olur. Aynı zamanda da vicdanımız daha rahat olur. Dürüstlükten ve namusumuzdan da ödün vermemiş oluruz.
     Her malı mülkü olan kötü değildir. Kötülük insanın benliğindedir. Ne malındadır ne de mülkünde. Yeter ki kişiler kişiliklerini kaybetmemiş olsunlar. Böylece dünyadaki yaşamda güzel olur. Bizler birbirimizi gözetirsek, birbirimizin hakkına girmezsek, işte o zaman adalet de yerini bulmuş olur.

Köşe Yazıları