Köşe Yazılarım

HANİ TARHANAM


Şubat 7

     Eskiden çoğu evde, yazdan tarhana yapılır, saklanır ve saklanan tarhana zamanı geldiğinde de evlerde pişerdi. İnsanlar tarhana gibi doğal gıdalarla beslendiği için, kolay kolay hastalanmazlardı.
     Bizler kendimizi iyi hissetmediğimiz zaman, hemen hastaneye gitmek isteriz. Doktorların verdiği antibiyotikleri kullanırız. Hatta antibiyotik ilacını doktorlar vermese de biz, ya bunu özellikle doktorlardan, ya da eczaneden sanki, reçetemiz varmış gibi isteriz. Tabi ki bu davranışın doğruluğunu iyi düşünmek gerekiyor.
     Anneannelerimiz, babaannelerimiz, yani büyüklerimiz dağlardan topladıkları otların şifasını iyi bilirlerdi ve otların ne olduğunu iyi tanırlardı. Her otun neye yaradığını çözmüşlerdi. Hastalandığımız zaman, nane, limon, zencefil, ıhlamur, adaçayı içirelerdi. Bu ve buna benzer gıdaların nasıl ve ne kadar kullanılması gerektiğini de çok iyi bilirlerdi. Çünkü onların deneyimi yaşanmışlıklardan gelmektedir. Yani hayat içerisinde tecrübe kazanmışlardır.
     Kışlık gıdaları yazdan hazırlamya   çalışan annelerimiz, aynı zamanda da güneşten de faydalanarak, gıdaların doğal ortamda yetişmesi sağlamışlardır. Tarlalarda, bağlarda ve bahçelerde yetişen gıdalar, temiz havada büyüyüp, doğal sularla sulaması yapılmaktaydı.
     Şimdi, bir de günümüze bakalım…
     Domates, biber, patlıcan gibi gıdaların çoğu serada kimyasal kullanılarak yetiştirilmektedir. Yani suni gübreler, tarım ilaçları ve benzeri katkılar katılarak tarım yapılmaktadır. Böylece gıdalar doğal olmaktan çıkarak, kimyasal kuulanılarak yetiştirildiği için GDO’lu gıdalar halini almaktadır.
     Bir de soluduğumuz havaya bakalım. Egzoz gazları, fabrika dumanları, sanayi atıkları gibi pek çok unsur, havayı kirleterek soluduğumuz oksijeni azaltmaktadır.
      Madalyonun bir diğer yüzü de çalışmak ve hep çalışmaktır. Ama ağır şartlarda çalışmak. Çünkü eskiden, makinalaşma az olduğu için, daha çok insan gücünden faydalanılırdı. Şimdi her şey hazır halde önümüze gelmektedir. Spor yapmak, spor aletlerine kaldı. Bol bol yürümek, koşmak, düzenli hareket etmek, vücudumuzun dengesinin düzenli olmasını sağlar.
     Unutmayalım ki hayat kısa ve yaşamaya değer. Yeter ki biz ne yapacağımızı ve nasıl davranacağımızı bilmeliyiz. Önceliğimiz sağlıklı yaşam olmalıdır. Sağlıklı yaşamak için ne gerekiyorsa onu yapmalıyız. Doğallıktan uzak durmamalıyız. Doğallık bizim yaşam tarzımız olmalı ve organik beslenerek bağışıklık sistemimizi güçlendirmeliyiz. Yani nice tarhanalardan yana durmalıyız.

Köşe Yazıları