Mayıs 8
Her ülkede metropol şehirler bulunmaktadır. Bu şehirler genellikle kalabalık ve kaostur. Yaşam şekilleri karmaşıktır ve çok yoğundur.
Metropol şehirler insanlar için oldukça yorucu bir yaşam süreci içerir. Çünkü buradaki yaşam saatleri çok erken başlar ve akşam geç saatlere kadar devam eder. Gece hayatı çok fazladır. Metropol şehirlerde yaşam zordur ve pahalıdır.
Tabii ki metropol şehir dediğimiz zaman aklımıza sadece kaos veya karışık bir şehir gelmez. Bunun yanında çok güzel bir yaşam da gelebilir. Yani kötü alışkanlıklar ve kötü yaşam şekilleri olduğu gibi, güzel yaşam şekilleri de vardır. Sosyal aktivitelerin çok fazla olduğu, eğitimin en üst düzeye çıktığı, insanların kendilerini daha iyi bir şekilde ifade edebileceği alanların daha fazla olduğu, spor aktivitelerinin daha yaygın olduğu, kentleşmenin getirdiği fırsatlarla dolu bir şehir gelir akla. Yani iyisiyle kötüsüyle diğer küçük şehirlerden kat kat büyük şehirler gelir akla.
Bazı kafalar da metropol şehirlerdeki yaşam gibidir. Metropol şehirler gibi karışıktır.
Peki neden İnsanların kafası bu kadar karışıktır hiç düşündünüz mü? Neden bazı işleri, içerinden çıkılmaz hale getirirler. Çözülmesi gereken o kadar basit konular vardır ki, bunlar çözülemeyecek duruma getirerek, kendilerini çok zor duruma düşürürler.
Tabi ki insanların çok iyi bir şekilde düşünememesinden kaynaklanmaktadır. Yaşamları belli bir düzen içerisinde değildir. Bundan dolayı da beyinleri metropol şehirler gibi işler. Yani, metropol şehirler gibi, kafaları karışıktır ve kaos doludur.
İnsanların hayat içerisinde belli bir düzeni olmalıdır. Bu düzen içerisinde hareket etmelidirler. Sabah kalkma saatleri ile akşam eve gelme saatleri belli olmalıdır. Ama biliyoruz ki, metropol şehirlerde bu durum mümkün değildir.
Sağlıklı düşünemeyen insanlar, hayatlarında yanlış yapmaya eğilimlidirler. Yanlışları, beyinlerinin sürekli başka unsurlarla meşgul olmasından kaynaklanmaktadır. Asıl yapması gereken işlerden uzak kaldıkları için, yapması gereken işi yapamamaktalar ve beyinleri kaos içine girmektedir. Kendileriyle çelişki içine düşerler.
Moralleri bozuk olan kişiler, üzüldüklerinden dolayı, bazı olması gereken durumlardan uzak dururlar. Neşesi yerinde olmayan kişilerin sinir sistemleri doğru çalışmaz. Kafalar karışık olur. Yaşamları kaos içine girer.
Bizler büyülü bir değneğin bir dokuşla hayatımızı değiştirebileceğinin hayaline kapılırsak eğer, büyük yanılgı içine düşeriz. Çünkü büyülü değneğin dokunuşu, aslında bizim doğru vereceğiniz kararlardır. Hayatımızdaki her şey, Allah’ın izniyle vereceğimiz kararlar doğrultusunda, içinde bulunduğumuz durumlar ve şartlar yön verir.
Doğru atılacak adımlar, hayata bakış açımızı değiştirir.
