Köşe Yazılarım

PARANIN DİLİ


Kasım 4
 
     Para denildiği zaman, insan kulağına çok hoş gelen ve herkesin, istediği bir hayalini gerçekleştirmesi için ulaşılması gereken bir araç gelir. Para insan hayatında, gerekli yerlerde kullanılması için, gereken bir ihtiyaçtır. Ve bu ihtiyacı yine, kişilerin kendi ihtiyaçlarında doğru bir şekilde kullanmasıdır.
     Sermayedarların ve pek çok insanın en büyük oyuncağıdır para.
     Para ile istediğimiz pek çok şey yapılabilir. Pek çok hayalimizi gerçekleştirebiliriz. Ulaşamadığımız isteklerimizin büyük bir kısmına ulaşabiliriz.
     Paranın satın alamayacakları da vardır. Maneviyatı güçlü olan kişilerin, maneviyatını satın alınamayacağını herkes bilir. Sevgiyi, üzüntüyü, mutluluğu, sevinci, sağlığı, iç huzuru, gerçek bir dostu, içten bir arkadaşlığı satın alamaz mesela. Bir insanın hissiyatını aşıp duygularını satın alamaz
     Ama burada ilginç olan ve beni her seferinde şaşırtan durum şu ki, paranın ağzı dili yok. Ne bir konferans veriyor ne de söyleşi ve ya panel. Kendisi hakkında herhangi bir bilgiyi kendisi de vermiyor. Kendi adına hareket eden ve kendisini kazanmak için, pek çok bilgiyi insanlara anlatan insanlar var.  Ama, ne yazık ki, dünyada onsuz pek de bir şey yapılamıyor görünüyor.
     Yüz yıllar boyuca devam eden paranın kullanımı, günümüzde de devam ediyor. Sadece paranın şekli ve şemali değişiyor. Kimi zaman altın ve gümüş para yerine geçmiştir. Kimi zaman da eşyalar para yerine geçmiştir.
     Şu anki düzen para üzerine kuruludur. Çalışmaların pek çoğu para kazanmak için yapılır. Para ile insanlar kendi yaşamlarına çeki düzen verirler. Yaşam koşullarını ona göre ayarlarlar. Dünyadaki pek çok savaşlar dahi, para yüzünden çıkar. Bir insan bir insana yardım edeceği zaman, o insanın ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için yine paraya ihtiyacı vardır.
     Peki kim kimin kölesi?
     İnsanı mı paranın kölesi, yoksa para mı insanlığın kölesi?
     Aslında bu soruya şu şekilde cevap vermek isterim.
     Yukarıda da belirttiğim gibi, maneviyatı zayıf olan insanlar, değil para, her şeyin kölesidir. Çünkü menfaatlerinden dolayı çıkar sağlamak isterler. Bu amaçları doğrultusunda hareket ederler. Yani işin doğru yada yanlışlığına bakmaksızın menfaatleri gereği, işin mahiyeti neyi gerektiriyorsa onu yaparlar. İşin çıkar sonucu, kişi için maneviyattan daha önemlidir. Bu da, kişinin maneviyatının güçlenmesini daha da zorlaştırır ve böylece maneviyat zayıflamış olur.
     Evet, paranın dili yok demiştim ama, para gerçek anlamıyla bir ihtiyaç aracı olduğu için kişileri, ihtiyaçlar doğrultusunda yönlendiren ve bir sistematik şekli ile insan yaşamında önemli bir yer alan maddi bir birimdir.
     Kişiliği zayıf olan ile kişiliği sağlam olan kişilerin elindeki para, farklı bir şekilde çalışır.
     Maneviyatı güçlendirmeli ve para bizi değil, biz parayı yönetmeliyiz.
    

Köşe Yazıları