Köşe Yazılarım

ŞAŞKINA İZAH GEREKMEZ



     Dönem dönem insanlığın yaşadığı ve içinden çıkamadığı durumları vardır. İster şahsi olsun, isterse toplumsal her dönem bir süreçten geçer. Bu süreçler insanlarda şaşkınlık oluşturacak düzeyler de meydana getirebilir. Her yerin yaşam koşulları ve ortamın getirdiği yaşam tarzları, kişiliklerin toplum içindeki davranışlarını belirler. 
     Peki her dönemde yaşanan bu sancılı süreçlerin, kişiler üzerindeki etkileri nelerdir?
     Psikolojik olarak toplumu derinden etkilemesine sebep olan bu süreçler, kimi zaman kişileri şaşkına çevirerek,  yaşadığı çevrede ne yapacağını bilmeyen ve bulunduğu normal durumun dışına çıkartarak şaşırtan bir hale getirir. Özellikle ekonomik olarak geleceğinin etkileneceğinden kaygılanan ve bu durumun  tedirginliğini yaşayanlar malesef, hayattaki olumsuz durumlar karşısında şaşırıp kalırlar. Hastaya doktor bakar, doktor hasta karşısında ne yapacağını şaşırırsa hasta belki de ölür ya da ölümle karşı karşıya gelir. 
       Hepimizin de bildiği gibi bireyler toplumu oluşturur.  Her bireyin topluma karşı görev ve sorumlulukları vardır. Toplumumuzu oluşturan bireyler içinde,  çeşitli meslek gruplarından kişiler bulunduğu gibi, bürokratlar, siyasiler,  vasıfsız kişiler ve ya ev hanımları gibi pek çok değişik alanlardan kişiler de bulunmaktadır.  Her birey görev ve sorumluluklarını yerine getirdiği zaman, toplumdaki düzen de belli bir düzeye gelir.  Bütün bu saydığımız insanlar, toplumun kaos ortamından etkilenerek şaşkınlıklarını uzun süre sürdürebilirler ve bulundukları alanlarda hiç bir şey yapamaz hâle gelebilirler. Topluma ayak uydurmakta zorluk yaşayabilirler. İşte o zaman, şaşkına hiç bir şey izah edemezsiniz. Etmeye çalışsanız bile sizi dinleyecek durumda değildir. 
     Ama öyle kişiler vardır ki, toplumun temel taşlarını oluşturur. Bu kişilerin şaşkınlığı toplumumuz için çok tehlikelidir. Toplum düzenini sağlamak yerine, şaşkınlığa kapılan bir siyasiye, belli durumlar izah edemediğimiz için, toplum kaosa sürüklenmek zorunda kalır. En kötü anlarımızda bile soğukkanlılığımızı yitirmemeliyiz. Tıpkı 15 Temmuz gecesinde Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın yaptığı  gibi. 
     Bu kişiler arasında siyasi kişiliğe sahip biri, toplumda her ne olursa olsun, işin gereğini soğuk kanlılıkla yerine getirmek için çaba harcamalıdır. Aksi taktirde kendisi de bu kaostan etkilenerek kaybolur ve ortamın düzelmesine gerekli katkıyı sunmakta zorlanır. Ülkeyi yöneten siyasilerin,  kendi toplumunu herhangi bir olay karşısında şaşırarak değil, soğuk kanlılıkla yönetmeldir.   
     Zaman insanlığa belli süreçler yaşatır. Bir yılda dört farklı mevsim olduğu gibi, insanlar da hayatlarının her döneminde farklılıklar yaşarlar. Her dönem her zaman aynı oranda güzel ya da kötü geçmez. Biz hayatı karşılamasını bilmek durumundayız.

Köşe Yazıları