Temmuz 10
Hani derler ya, sen benim yerimde olsan ne yaparsın?
Benim yaşadıklarımı yaşasan nasıl davranırdın?
Bu kadar sabırlı olur muydun?
Ya da benim her şeyi abarttığımı mı düşünürdün?
Sen benim yerimde olsaydın…
Bir insanın yerinde olamayız belki, ama, empati kurmaya çalışarak karşımızdaki insanı anlamaya çalışabiliriz. O insanın neler yaşadığını bir nebze de olsa, biz de yaşıyormuşuz gibi hissedebiliriz.
Gerçek anlamda bir insanın gerçek duygularını anlamak ve yaşamak zordur. O duyguları anlayabilmek için, o insanın hayat içerisinde yaşadıklarını yaşamış olmak gerekir. Aynı acıları, aynı sevinçleri yaşayıp paylaşmak gerekir. İşte o zaman empatiyi daha rahat kurma imkanı bulunabilir. Çünkü, geriye dönüp baktığımızda, bir zamanlar aynı durumları bizler de yaşamışız ve o duyguları bizler de tatmışız.
Biliyoruz ki, yaşamın her alanındaki hareketlerimize dikkat edilmezse, yaşam zor geçer. Fütursuz olarak belirlediğimiz yaşamımızı, gelecekte bizlerin neler beklediğini tahmin edebiliriz ama, neler getireceğini tam anlamıyla bilemeyebiliriz. Belki, hayat umduğumuzdan da daha zor ve ya daha kolay geçebilir.
Yaşam koşulları kimi zaman ağırdır. Bizler bu koşullar içerisinde insanlarla olan birlikteliğimizi sürdürürüz. İyi bir yaşam için hedefler belirler, o doğrultuda hareket etmeye çalışırız. Bizim yanlışlarımız bizi, ikinci bir hataya sürüklememesi için, o yanlışdan ders alarak, o yanlışın tekrarına gitmemeliyiz.
Bizlerin tavır ve davranışları, hayatımızı yönlendirmede iyi bir yoldur ve gelecekte neler yapabileceğimizi az da olsa belirler. İnsanların, yaşadıkları yoğun duygular kimi zaman, kişilerde büyük tahribatlara yol açar. Telafisi olmayan sonuçlar doğurur. Bu durum, kişilerin psikolojilerinin bozulmasına sebep olur. Hayat o kişi için, bir kabusa dönebilir. Bundan dolayı da, kötü durumda olan kişileri iyi anlamaya çalışmalıyız. Kendimizi onların yerine koymaya çalışarak, onun duygularını paylaşmalıyız. Yani, kötü durumda olan kişi ile empati kurarak, o insanın olası bir yanlış davranış içine sürüklenmesini engellemeliyiz.
Sen ben olsaydın ve ya ben sen olsaydım, neler yapabilirdim ya da yapabilirdin sorusunu bir yardım olarak kabul edip, bu soruya çok iyi ve mantıklı cevaplar verilmelidir. Verilecek her cevap, ya kişiyi bunalımın tam ortasına iter, ya da kişiyi bunalımdan kurtararak yaşamında yeni bir sayfa açmasına yardımcı olur. Aksi taktirde kişiler, içinde bulunduğu bunalımdan dolayı yaşamına son verebilirler.
