Köşe Yazılarım

SORUMLULUĞUN ANAHTARI


Mart 4

     Her canlı kendi yaşadığı çevre koşullarında bir denge oluşturmuştur. Bu denge, aynı zamanda da dünyanın dengesini oluşturur. Yaşamın gidişatındaki kuralları, bu yolla belirler.
     İnsanlık var olduğu süre içerisinde bu dengeyi ayakta tutmak zorundadır. Bahsettiğim konuda, buradaki dengenin oluşması için  kişilerin üzerine aldığı sorumluluklarıdır. Her insan kendi üstündeki sorumluluğu yerine getirdiği takdirde, hem İçerisinde bulunduğu aile yapısını, hem toplumun, hem de dünyanın dengesinin belli oranlarda ayaklarını oluşturur. Yani yaşam içerisindeki yaşam koşullarına göre toplum dengesini oluşturur.
      Peki bu denge nasıl bozulur? 
      Bu denge insanların sorumsuzlukları ile bozulur. 
     Toplumun belli kuralları vardır ve bu kuralların dışına çıkıldığı takdirde, sorumsuzluklar ortaya çıkar. Böylelikle bütün dengeler alt üst olur. 
     İnsanlar belli yükümlülükler içerisinde hareket ederler. Örneğin anne ve baba çocuklarını yetiştirmek ile yükümlüdür. Hastanedeki doktorlarımız hasta bakıcılar veya tıp alanında çalışan  bütün insanlar, hastalarını iyileştirmek ile ve onların sağlıklarının yerine getirmek için çalışmakla yükümlüdür. Öğretmenler öğrencilerini yetiştirmekle yükümlüdür. 
     Buradaki herşey, sorumluluğun ve yükümlülüğün getirdiği, doğru olan işleri doğru bir şekilde yapılması, doğru kararlar vererek ve hayata doğru bir şekilde geçirilerek uygulanmasıdır. Aksi takdirde insanlar sorumsuzlukla yönlendirilirler ve sorumsuz olurlar. Örneğin bir babanın alkolik olması veya çalışmaması, ailesine bakmaması veya ailesine şiddet uygulaması, o babanın üzerindeki yükümlülüklerinin yerine getirmemesi ve sorumluluk almaması demektir. Bu hem topluma hem de bireyin kendisine ve ailesine zarar verir. Bu kötü durumdan kurtulabilmesi için kişilerin çok iyi yetiştirilmesi gerekir.
      İnsanların, ne yapacağının bilincinde olması ve vurdumduymaz olmaması, her istediğini yapmaması kişinin üzerindeki sorumluluklarını yerine getirmesidir. Aksi durum ise, kişinin sorumluluk duygusunu kaldırır. Çünkü insanlar belli bir sorumluluğa ve yükümlülüğe sahiptir. 
      Her toplum, kendi içinde bulunduğu yaşayış tarzı ile, karşısındakine davranır. Bu tarzları kökten değiştirmek ya da geçerli olan bir kuralı geçersiz sayarak ona karşı hareketlerde bulunmak yanlış bir davranıştır. Çünkü insanlar doğruları yapmakla yükümlüdür. 
    Sorumluluğun anahtarı eğitimdir eğitimli olan insan sorumluluğunun bilincindedir ve ne yapacağını bilir. Eğitim ile pek çok zorlukların üzerinden gelinebilir ve insana sorumluluğun anahtarını verir.

Köşe Yazıları