Köşe Yazılarım

TARİHE DAMGA VURAN MEDENİYETLER 2

  TARİHE DAMGA VURAN MEDENİYETLER  -3- 

    “TARİHE DAMGA VURAN MEDENİYETLER  ” adlı on dizilik köşe yazımın üçüncü bölümü ile siz okurlarımla birlikteyim. 
     Yapılan arkeolojik kazılarda pek çok kabartma ortaya çıkmıştır. Bunlar arasında Hititler’e ait olan ve geçmişten, günümüze ışık tutan bilgiler bulunmaktadır. Günümüzde bulunan Mısır’daki Abydos, Luksor, Abu Simbel’in duvarları ve Ramsesseum’un pylonlarının üzerindeki kabartmalarda, Yakındoğu’nun geçmişindeki en ünlü savaşlardan biri olarak sayılan Kadeş Savaşı’ nın tasvirlerine rastlanmaktadır. Kabartmalara II.Ramses’in Hitit Kralı II. Muvattalli’yi yenerek elde ettiği zaferin kutlandığı hiyeroglif metinler ayrıca yer almaktadır. Firavun bu savaşa çok iyi hazırlanmış. Ve durumun böyle olmasına  ve savaş alanında bizzat bulunmasına rağmen, savaşı kazanan taraf Hititler olmuştur. Amurru yeniden Hitit yönetimi altına girmiş, ayrılıkçı yerel kral Benteşina ise Anadolu’ya sürülmüş, Kadeş Kalesi Hitit denetiminde kalmıştır. 
     Her dönemde kısa yoldan zengin olmanın hayallerini kuranlar, yine aynı şekilde Hitit dönemlerinde de hazine arayışlarını yapmaktaydı. Dönemlerin ve kişilerin değişmesi hazine arayışlarının bitmesine engel değildi. Her dönemin heyecanı olan hazine arayışı kimi zaman hüsranla bitmekte ve insan psikolojisinde önemli tahribatlar oluşturmaktaydı. 
      Örneğin, Anitta, Hitit krallığının başkenti olan Hattuşaş’ta, çok büyük hazineleri olduğunu düşünerek bir takım planlar yapar. Daha sonra ise orayı kuşatır ve hazine aramaya başlar. Ama ne yazık ki şehirde herhangi bir şey bulamayınca kızarak şehri tamamen yakıp yıkar ve ünlü lanetini savurarak: “Geceleyin yaptığım bir saldırı ile şehri aldım. Yerine yaban otu ektim. Benden sonra her kim kral olur ve Hattuşaş’ı yeniden iskan ederse gökyüzünün (Fırtına Tanrısı’nın) laneti üzerinde olsun.” der.  Daha sonra Anitta’nın soyundan gelen torunu Hattuşaş’ı bu kez Hitit krallığının başkenti yapacak ve kendisine de “Hattuşili” adını verecektir. 
     Her medeniyette olduğu gibi, Hititlerin geçmişi de eskiye ayanmaktadır. Hititlerin siyasi tarihi M.Ö 2500-2000 yılları arasında Kuzey Kapadokya ve Orta Karadeniz bölgesinde gelişmiş kültürün temsilcisi Hattiler’di. Burası şehir devletleri tarafından yönetilerek idare edilirdi. Bölgede bulunan şehirleri, kral mezarları, hazineleri, Hatti kültürünün simgeleridir. 
      Yapılan kazılarda ortaya çıkan eserler bu kültür hakkında bizlere bilgi vermektedir. Aradan yüzlerce yıl geçse dahi o dönemde yaşananlar, günümüze birer tecrübe olarak gelmiştir. Bu tecrübelerle günümüze kadar gelen medeniyetlerin yaşam tarzlarında büyük değişikliklere neden olmuş ve bir önceki medeniyetin yaşan tarzını örnek almıştır. 
      Hitit devletin yönetimine kral ve üyeleri hakimdi. Hitit Devleti, Kral ve üyeleri kraliyet ailesinden gelen kişilerden oluşan politik bir kurumdu ve yönetimin politik organı Pankuş’tur yani imparatorluk Meclisi denir.   
     Pankuş, kralın kararları hakkında söz sahibi bir kurul ve böylelikle de onun mutlak hakimiyetinin tek denetleyicisiydi. 
     Yazımın dördüncü bölümünde buluşmak dileğiyle sağlıcakla kalın. 

Köşe Yazıları