TARİHE DAMGA VURAN MEDENİYETLER -4-
Hititlerde halkın başlıca geçim kaynağı tarım ve hayvancılığa dayanıyordu. Bunun yanında ticaret yaparak zengin olanlar da vardı. Ticacaret de Hititler için büyük önem arz etmekteydi. Hititler; Babil , Amurru, Ugarit, Arzawa ülkeleriyle ticaret yapıyorlardı.
Tarımda yetiştirilen ürünlerden faydalanarak çeşitli içkiler yapmaktaydı. Bunlar arasında arpadan bira, üzümden de şarap yapmışlardı. Kazılarda içiki ve şarabın yapıldığını anlatan bir çok tablet bulundu. Bu tabletlerde tine arpadan bira, üzümden de şarap yapıldığı anlatılmaktadır.
Günümüzde olduğu gibi eskiden de insan yaşamına ve kişilik haklarına büyük önem vermişlerdir. Insanların huzur içinde yaşamaları ve mutlu bir hayat sürmeleri için, orada yaşayan halka bir takım özgürlükler verilmişti. Hititlerde krallık topraklarında yaşayan herkes kendi dininde ve dilinde hareket etmekte serbestti. Kendi dinlerini, inançlarını rahatlıkla yaşayabilir, kendilerine ait dilleri rahatlıkla konuşabilirlerdi. Insanları aşağılayan, rencide edici, kötü ve acımasız cezalar verilmezdi. Her dönemde olduğu gibi Hititler’de de ülkeyi yöneten yöneticiler için kişilik hakları, çok önemli bir yer tutmaktaydı.
Yapılan kazılarda işkence tasvirlerine hiç rastlanmamıştır. Ölüm cezalarının verildiği yerler dahi belliydi. Ölüm cezaları büyü yapanlara ve krala karşı gelenlere veriliyordu. O dönemde krala karşı gelmek büyük suçtu. Çünkü ülkede yaşayan halk arasındaki huzuru ve mutluluğu bozmaktaydı. Aslında kralın ölüm cezasını kaldırma yetkisi vardı. Kral isterse ölüm cezasını rahatlıkla kaldırabiliyordu. Hititler döneminde yaşayan kölelerinde kişilik hakları korunmaktaydı. Hititlerde kölelerin dahi kendine özgü hakları vardı. Örneğin özgür bir bayanla başlık parası vererek evlenebiliyorlar ve kadınlar özgürlüklerini kaybetmiyordu. Yani özgürlük kavramı kölelerde de ayrıcalıklı idi. Karı koca birbirlerinden ayrıldıklarında ise, birbirleri arasında çocuklar paylaşılırdı. Köleler parasını ödeyerek özgür kalabiliyordu.
Hititlerde kralın pek çok görevi bulunmaktaydı. Kral aynı zamanda baş komutan, baş rahip görevlerinde olduğu gibi baş yargıç görevlerini de yürütüyordu. Devlet yönetiminde belli bir sıralama bulunmaktaydı. Bu sıralamaya göre ilk önce kral, kraliçe daha sonra ise veliaht ve daha sonra ise baş mesedi diğer bilinen adıyla kral sözcüsü gelirdi. Baş mesedi yani kral sözcüsü ya kralın kardeşi veya veliaht olmayan oğlu olurdu.
İlk kez Hititlerde uygulanan durumlardan bir tanesi de, kralın yetkileri ne kadar çok olursa olsun her aldığı kararı Pankus denen soylular meclisine onaylatmak zorundaydı. Buradan onaylattığı kararları uygulamaya geçirerek, devlet yönetiminde büyük görevler üstlenirlerdi. Kral sarayında çeşitli yetkilere sahip devlet erkanı, katipler, rahipler, şarkıcılar, müzisyenler de yaşardı.
Kraliçelik hakkı kral ölse bile ölünceye kadar devam ederdi. Eskisi ölmeden yenisi kraliçe olamazdı. Yani tecrübeye önem verirlerdi. Alacahöyük sfenksli kapısındaki Hitit Kartalı Hattuşaş Antik Kalıntıları UNESCO’nun Dünya Kültür Mirasları listesinde yer almaktadır.
Böylece hititlerle ilgili bölümü burada sonlandırıp yazımın beşinci bölünümde medeniyetler hakkında bilgi vermeye devam edeceğim.
- Ana Sayfa
- Köşe Yazılarım
- Köşe Yazıları
- TARİHE DAMGA VURAN MEDENİYETLER 4
