Köşe Yazılarım

TARİHE DAMGA VURAN MEDENİYETLER 5

TARİHE DAMGA VURAN MEDENİYETLER   -5- 

     Bu hafta, köşe yazımın konusunu Frigyalılar. Size Frigyalılar’dan bahsedeceğim. Frigya anadoluda kurulan önemli medeneiyetlerden bir tanesidir. Bu medeniyet ile ilgi, yapılan arkeolojik kazılarda ortaya pek önemli eserler ortaya çıkarılmıştır. Öncelikle frigler Anadolu’ya nasıl gelmişler, kaçıncı yüzyılda kurulmuşlar bir bakalım. 
     Frigya, Makedonya ve Trakya Balkan yarımadasının doğusundaki bölgeye verilen isim. Frig devleti büyük bir olasılıkla M.Ö. 8. Yüzyılada kurulmuş olduğu düşünülmektedir. 
    Frigler Hint-Avrupa kökenli olmalarına rağmen Helen ve Hitit etkileri altında kalarak özgün ve Anadolu ağırlıklı bir kültür oluşturmuşlardır. Friglerin kullandıklaı dilleri Frigcedir. Friglerin maden ve ağaç işçiliğinde, dokumacılıkta ürettikleri eserler çok beğenildiği için, Helen piyasasında beğeni kazanmış ve bu eserler Helenli ustalar tarafından taklit edilmişlerdir. Ayrıca Frigler, Helenleri müzik alanında da çok etkilemişlerdir. 
     Friglerin güçlü bir uygarlık kurduğu fakat hakkında, tarihi ve sosyal yaşamı ile ilgili bilgilerimizin az olduğu ve ne yazıkki yeterli olmadığı bilinmektedir. Bu konudaki ilk bilgileri antik yazarlardan olan tarihçi Heredot ile coğrafyacı Strabon’dan öğreniyoruz. Heredot ve Strabona göre Frigler Avrupalı bir kavim olup,  Anadoluya gelmeden önce “Birigler”olarak bilinirdi.  Frigler ile ilgili arkeolojik kazılarda ortaya çıkan bu yazılı kaynakların ve bölgedeki kazı sonuçlarını değerlendiren bilim adamlarına göre Friglerin, büyük bir ihtimalle M. Ö. 1200’lerde Trakya ve Boğazlar üstünden Anadolu’a gelmişlerdir. 
     Frigler M.Ö. 750 yıllarında Anadolu topraklarında ilk siyasal birliğini kurarak Gordion şehrini ilk başkentleri olarak seçmişlerdir. 
     Frig toplulukları dağınık bir şekilde bulunmaktaydı. Dağınık Frig topluluklarını siyasal bir birlik altına toplamayı başarmıştır. 
    Frig kralı Midas ile ilgi bilgiler bakıldığında ise, Arianosa göre Gordias Thelmessoslu bir kadınla evlenir ve bu evliliğin sonucunda Friglerin başına, bilinen ve tek kral olan Midas adında bir oğlu olur. O dönemlerde Midasın ünü kendi ülkesinin sınırlarının dışına çıkarak, Batı Anadolu kıyılarındaki Yunan kentlerine, hatta Kıta Yunanistanına dek yayılmıştır. 
     Frigler  Eskişehir, Afyon, Ankara ve  Sakarya vadilerini içine alan bir bölgede yerleşmiş ve daha sonraları ise Kütahya’dan Kızılırmak’a, Ankara’dan Denizli’ye kadar olan bölgede güçlü bir uygarlık oluşturmuşlardır. Midasın Frig kral olduğu yıllarda Asurlular ülkenin en önemli düşmanı olmasına rağmen Midas, onlarla barış yaparak Güneydoğu sınırlarını güvence altına alarak, batı ülkeleriyle dostça ilişkiler kurmaya yönelmiş. Gordionda yapılan kazılarda ele geçen Yunan çanak-çömlekleri bu durumların birer kanıtıdır. 
     Kimmerler MÖ 700 yıllarına doğru, Kafkaslar üzerinden Doğu Anadoluya girip, bölgedeki Urartular’ı güçsüzleştirerek, Kızılırmak’a kadar uzanırlar. Frigler Kimmer savaşı sonunda perişan olurlar. Kral Midas ise öküz kanı içerek yaşamına son verir Frigler MÖ 676 Batıya kaçarak, bir süre daha varlıklarını sürdürürler ve daha sonra Lidyalıların egemenliği altına girerler. 
Midas döneminde ise (MÖ 725-695/675) bütün Orta ve Güneydoğu Anadolu’ya egemen, güçlü bir krallık düzeyine ulaşmışlardır. 
     Yazımın altıncı bölümünde buluşmak üzere sağlıcakla kalın. 

Köşe Yazıları