Köşe Yazılarım

Toz Pembe Mutluluk



Hayalperest mutluluk mutlu eder mı?

Pek çoğumuz günümüzü oldukça yoğun geçiririz. Hep bir telaş hep bir maraton içerisindeyiz. Özellikle metropol şehirlerde, günümüz oldukça stresli geçmektedir.
Kimimiz başkasının işinde, ter dökerek çok çalışıyoruz, kimimiz de kendi düzenimizde, kurmuş olduğumuz yaşamımızı devam ettirmeye çalışıyoruz.
Peki kim ne kadar mutlu?
Gerçekleşmesini istediğimiz; hayaller, istekler, hedefler, beklentiler…….
Bunların yanında bir de kendi bulunduğumuz kaos durumlardan kurtulmak için umut arayanlar, çözüm yolları bulmaya çalışanlar, sebep sonuçlar. Hep bir uğraş hep bir telaş döngüsünde devam edip gidiyoruz. Tek amacımız mutlu olmak oysa ki. İnsanların mutlu olmaları için hayallerinin gerçekleştirmesi gerek diyemeyiz, çünkü hayallerinin isteklerinin iki katına ulaşıp da mutsuz olan pek çok kişileri de kendi yaşadığımız çevremizde görebiliriz.
Kiminin mutluluğu, kiminin mutsuzluğu olması şans mı şansızlık mı?
Hayat insanların istekleri üzerine kurulmamıştır. Hayat insanın istediği yönde gitmeyebilir. Her seferinde hayata karşı polyanna’cılık oynamak insanlara çok ağır gelebilir.
Kendimize, kime göre ve neye göre mutlu olduğumuzu sorsak, kimimiz çocuğumuz için mutlu olmalıyız, kimimiz anne ve ya babamız için ya da sevdiklerimiz için deriz. Bu durumda önemli olan, her zaman bardağın dolu tarafından bakmamızdır. Mutluluğu bu şekilde yakalayabilmeyi bilmek ve öğrenmektir. Hayat felsefelerini mutlu olma üzerine kurmuş olan bireyler, tüm olaylarda mutlu olacak bir taraf mutlaka bulurlar.
İçinde olduğumuz koşullar ne kadar elverişsiz olursa olsun insanların hayata karşı isyankar olmadan, huzuru bulmaları ise hayattaki en büyük başarılarıdır. Çünkü mutluluk bazen de kimine göre anlık bir durumdur. Kimine göre ise oldukça emek isteyen ve uzun soluklardan sonra belli başarılar sonucunda elde edilecek bir duygudur. Mutluluk, geçici bir kavram değildir. İnsanlar her zaman mutluluğu yakalayabileceği gibi zaman zaman hüzünlenip mutsuz olabileceklerini de kabullenmeleri gerekmektedir. Böylece hayatta mutsuzluğa karşı bir mücadele oluşmuş olur
Bazıları da vardır ki hep mutluluk arar, sanki yanında her zaman mutluluk satılıyormuş da, bakkaldan ve ya marketten parayla alınacakmış gibi bir durum oluşturur. Eğer o aradığı
mutluluğu bulursa ömür boyu hep mutlu olacağına inanır. Bir kişiyi sevip onu beklemek de ayrı bir huzurdur. Bu tip durumlarda ise, o kişi uzakta olsa ve kendisine acı verse de, kişi bu durumdan da mutlu olur. Yani sevdiğinin kendisine verdiği ıstırap ve acı o kişi de ayrı bir mutluluk kaynağıdır. Çünkü hep bekler ki, sevdiği gelirse ve severse yine mutlu olacaktır, kendini bu duruma inandırır. Ya da bir iş için gece gündüz çalışıp sanki o işe sahip olursa hep mutlu olacakmış gibi inanır. Bir eşya almayı hedeflemek, ev veya araba hayaliyle yatıp kalkmak kişi de psikolojik mutluluktur. Sanki istediği evi olursa hep mutlu olacakmış gibi kendisine hedef belirleyenlerde vardır.
Oysaki hiçbir durum kalıcı değildir. Hayat bizim düşlediğimiz gibi toz pembe değildir. Bu dünyadaki ve evrendeki her şey geçicidir. Hiçbir durumun sonunu da bilemeyiz. Mutluluk varacağımız bir istasyon değil, bir yolculuk şeklidir.
Biz hayattaki zor koşulları, olumlu ve olumsuz her durumu, doğru bir şekilde karşılamasını bildiğimiz zaman mutlu oluruz.

Bu kadar çok seçenek varken peki siz düşünün mutlu musunuz?
Zira mutsuzluğu düşünelim. Mutsuz olmak için çok sebep varken neden mutlu olmak için bir çok sebep olmasın ki?
Yaşanılanlar yaşanacaklar…
Bir çok şey kafa karıştırır. Bence mutlu olmayı başarabilirsek ve mutluluğu hayatımızda hedef olarak seçer isek o zaman her şeyin yolunda olmasını düşünmek isteriz ve ya mutlu
olur yada her şey yolundaysa zaten mutluyuzdur diye düşünmek isteriz. Mutsuzluk hayatı tanımak ve göğüslemektir. Hayatın içinde kendimizi bulup, yüzmesini bilmektir. Unutmayalım ki iyi yüzücüler, yüzdükleri suda boğulmazlar.

Köşe Yazıları