Köşe Yazılarım

ÜNİFORMALAR KİŞİLİĞİMİZDİR

 
  
     Hayat, insanların yaşam tarzlarına ve yaşadıkları ortamlara göre şekillenir. 
     Dünyanın her yerinde farkları belirtmek üzere, belli unsurlar için ayrışmalar yapılmıştır.  Bu ayrışmalar belli logolarla, renk ve kıyafetlerle, ya da belli başlı özelliklerin belirlendiği cisimlerle belirlenmiştir. 
     Daha çok çalışma alanlarında yer alan üniformalar, aynı zamanda çalışanların yerlerini de belirler.
     Resmi üniforma hayatımıza genellikle okulla girer. 
     Eskiden okula kara kara önlüklerle başlardık.  İlkokulu bitirip  de ortaokula başlayınca üniformalarımızın modeli ve rengi değişirdi.  Lisede de farklı üniforma giydikten sonra,  derken artık üniversitede sivil kıyafetler giymeye başladık. Ama sakın üniforma bitti demeyin çünkü herkesin de bildiği gibi, her mesleğin kendine özgü bir üniforması vardır.  Kazandığımız mesleğe göre ya da, yaptığımız işe göre, belirlenen  üniformaları giyeriz. 
     Aynı mesleğe sahip kimselerin giydikleri üniformları genelde  her yönüyle aynı olmasına rağmen, bazen çeşitli renk ve aksesuarları ile farklılıklar gösterebilir.  Rütbe, bulunduğu konum, kıdem, branş, bölüm, işinde aldığı başarı gibi farklılıklar bu farklar arasındadır.
     Ben, burada öyle üniformalar var ki bu üniformalardan bahsedeceğim.  Bütün bu mesleki ve kimi zaman da kutsal üniformaları giyen kişiler zaman zaman hayatının en ağır bedelini de ödeyebilirler. Örneğin askeri üniformalar, ya da polis üniformaları buna birer örnektir. Bu tür kutsal sayılan kıyafetler, hem giyen insanların kimliğini, hem de kişiliğini oluşturur.   
    Her giyilen kıyafetin  bir anlamı vardır. Her üniforma belli meslekleri belirtirken, her meslek sahibinin giydiği üniformalar, o mesleği layıkıyla yerine getiriyor anlamına gelmez.
     Örneğin her asker üniforma giymekle türk askeri olamaz. Giydiği üniformalarla kullandığı silahın namlusunu kendi halkına çeviren, halkını hiçe sayan polis ve ya asker, giydiği üniformaya layık değildir. Namlusunu kendi halkına çeviren belli mesleklere sahip, insanlığını yitiren bir tür de olamaz. Bir doktor hastasının ölümüne bile bile sebep oluyor ise eğer, o doktor hem mesleğine, hem giydiği üniformaya, hem de kendisine ihanet etmiş olur. Aynı durum, diğer mesleklere sahip olan ve giydiği üniformaların hakkını veremeyen kişiler için de geçerlidir. Belirlenen kıyafetler bizim çalıştığımız işin mahiyetini, kutsallığını ve başarı seviyesini gösterir. Bu değerleri korumak da kişinin insanlığını gösterir.  
     Kişilerin acımasızlığı, emek verdiği kıyafetlerine yansımamalıdır. Bir toplumun belli odak noktalarını oluşturan üniformaları, insanoğlu hayatı boyunca kolay kolay elde edemez.  Elde ettiği zaman da, kıymetini iyi bilmelidir.

Köşe Yazıları