Köşe Yazılarım

YİNE KAOS



     Dünya döndükçe hayat içerisindeki hareketlenmeler de sürekli olarak devam etmektedir. Kişiler üzerinde yapılan bir takım çalışmalar aynı zamanda da toplumları da etkilemektedir. 
     Bir ülkede bazen öyle durumlar gelişir ki,  gelişen olayın mahiyetine göre, bu durum, ülkeyi farklı mecralara da sürükleyebilir. Kimi zaman ülke içinden çıkılmaz bir şekilde kaos içinde kalır, kimi zaman da ülke geleceğini olumlu yönde etkiler ve ülke diğer ülkelere göre bir adım daha ileriye gider.
     Dünya alevler içinde de, her tarafta sanki koşulsuz savaşa girecekmiş gibi bir bekleyiş var diye düşünebiliriz.  Aslında ülkemiz önemli bir dönem geçişi yaşamaktadır. Her dönem kimi zaman sancılı olur. Önemli olan burada, toplumumuzun ileriye gitmesi, refah seviyesini iyi bir şekilde yakalaması ve insanların rahat yaşaması için yöneticilerin ve siyasetçilerin düzenli ve doğru bir şekilde çalışmasıdır.
     Her nedense insanoğlu hayata bir türlü güzel bakmasını ve güzel yaşamasını beceremiyor.  İnsanlarımızın bir kısmı her durumdan bir kaos çıkartmanın derdinde.  Pimi çekilmiş bomba gibi düşeceği yeri bekliyor. Aksi taktirde, bomba elinde paytlayacakmış gibi bir durum oluşturuluyor. Kısacası bir gerginlik var. Ama bunun yanında da olumlu gelişmeler de yok değil. 
     Peki biz ne zaman olumlu olmasını öğreneceğiz. Dünyada yaşarken, birbirimize karşı ne zaman hoşgörülü olmayı başarabileceğiz. Hoşgörünün eksik olduğu şu dönemlerde, insanlar davranışlarını nasıl olumlu yöne çevirebilir. 
     Herkes kendinden olanları bir yerlerden arayarak bir yerlere taraf olmaya başladı.  İllede bir yerlerin tarafı olmak sanki moda oldu. Senden olanlar ya da benden olanlar, şucular bucular  ve ya da altlar üstler……
     Halbuki dünyanın en güzeli insan olmak ve insan olmayı başarabilmektir. İnsan vasıflarını taşıdı mı bir kişi, ömrünün pek çok kısmını çözebilir. Her olayın altında dürüst olmak ve disiplinli olmak yatar. Bu durum da insan olmayı gerektirir. Toplumda kaos oluşturularak hiç bir yere varılmaz. Herkes kendini kaos ortamlardan uzak tutmalı, ve uzak durmalıdır. Çünkü insanların oluşturduğu hırçınlık, vurdumduymazlık, hayattaki boş dalaşmaları, yalan yanlış, doğruluğu ispat edilmeyen bilgilerin sonucunda çıkan uyuşmazlıklar kişileri toplumda rencide ederek insanları kaosa sürükler.
     Ömrümüzün içindeki kaos aynı zamanda da toplumumuza yansır. Bunun sonucu ise pek olumlu olmayan sonuçlar doğurur. 
     Bir olayı doğruluğuyla kabul etmek gerekir. Olayın yapıldığı alan bizim alanımız değil diye ya da olayın oluş sebebi doğru olmasına rağmen karşı taraf yaptı diye yanlışa taraf olmamız  doğru bir hareket değildir. 
      Biz doğrulardan yana olduğumuz sürece, hayat bize daha doğru gelecektir. Hayatımızdaki adımları emin atılmış olacağız.

Köşe Yazıları