Her yıl Mayıs ayının ikinci haftası Anneler Günü olarak kutlanır. Anneler Günü’nün anlamı oldukça büyüktür.
ABD’nin Virginia eyaletinde oturan Anna Jarvis isimli bir kadının, 1905 yılında vefat eden annesi için her yıl kutlama yapmak istemesiyle, harekete geçen ve ilk kez, 1908 yılında bir okulda 407 çocuk ve anneleriyle bu kutlama gerçekleşmiştir. Fakat Anna’nın bu girişimi, temsilciler meclisi tarafından uygun görülmemiş, resmiyete kavuşturulmamıştı. Anna bu durumu, medya ve politikacıların önde gelen isimlerine paylaşmış, bu çabalar sonunda 1914 yılının ikinci pazarı anneler günü olarak ilan edilmiştir.
“Anneler Günü” denildiğinde, ilk akla annem gelir. Annem, ben doğduğumdan bugüne kadar, beni hiç bırakmayan, bana sahip çıkan, beni en çok merak edendir. Saçlarına yıllar geçtikçe karlar yağan, hayatın yorgunluğundan yüzüne çizgiler çizilen, ressamların dahi resmini yapamadığı annem. Çünkü, annelerimiz kendi duygularını ve yaşadıklarını hep içinde saklar, hiçbir şekilde çocuklarına yansıtmaz. Hele ki olumsuz ise duyguları, bir köşede, hiç kimsenin görmediği bir yerde sessizce ağlar.
Annelerimiz her ne kadar kalabalık içerisinde ise de hep yalnızdırlar. Hayat mücadelesinin çok yoğun ve zor koşullarda geçtiği şu dönemlerde, pek çok anne kendi çocuklarını en iyi şekilde yetiştirmeye çalışarak, hayat mücadelesi verir.
Dayak yiyen, toplumdan dışlanan, toplumun en ağır yükleriyle yüklenen annelerimiz, hem evde, hem dışarıda çalışan, çocuklarını büyük bir titizlik ve özveriyle yetiştiren, evin işini yapan, fedakar annelerimiz.
Annelerimizle ilgili ne kadar yazı yazsak onların duygularını ve yaşadıklarını anlatmamız mümkün değildir.
Anne denilince akla sıcacık bir yuva gelir, şefkat gelir, merhamet gelir. Karşılıksız sevginin ne olduğunu annelerimize baktığımızda anlarız. Çünkü, onlar bizden hiçbirşey beklemezler.
Anne deyince akla küçücük bebeğini, büyüyünceye kadat yıllarca sımsıkı kucaklaması ve tehlikelerden koruması gelir.
Büyüklerimize saygı duymalı onları yanlız bırakmamalıyız. Annelerimiz bizim en büyük değerimizdir.
Atalarımız ne de güzel söylemiş “Cennet annelerin ayaklarının altındadır.” Annelerimiz, bizim için hiç bir emeğini esirgemeden, hiçbir karşılık beklemeden çocuklarını yetiştirip büyütmüştür.
Annelerimiz bizim baş tacımızdır.





