Köşe Yazılarım

İki Şehrin Hikâyesi – 3

Başbakanımız sayın Ahmet Davutoğlu “Sur’u Toledo gibi yapacağız” demesi, aslında hepimizi oldukça fazla düşündürmüştür. Bir çoğumuz Toledo’nun ismini, nerede olduğunu dahi bilmiyoruz ve duymadık. Başbakanımız bu deyimiyle Sur’un çok önemli olan tarihi mimari dokusuna zarar vermeden gerekli iyileştirmelerin yapılacağını, bu dokuya uygun restore edileceğini anlatmak istemiştir. İspanya’daki Toledo şehri gibi kötü durumların yaşanmasından sonra, şehir olumlu yönde nasıl değişti ise, Sur’da da aynı şekilde iyi ve güzel pek çok yeniliklerin olabileceğini, şehrin güzelleşmesi için çalışılacağı, ekonomi ve turizm alanlarında iyi gelişmelerin sağlanması yönünde hareket edileceği, sosyal yapının daha iyi olacağını anlatmaya çalışmıştır. Çünkü Sur’da da uzun süredir, bombaların patlaması, halkın huzurlu olmayışı, hayatlarında endişe etmeleri, çocukların çatışmalardan dolayı okullarına gidememesi ve rahat bir şekilde okuyamaması, esnafın sürekli kepenk kapatması, terör olaylarının sürekli şehirde kol gezmesi şehri bir hayli yormuştur ve Sur’un gelişmesini engellemiştir. Sur aslında geleceğe dair umutların besleneceği bir şehir olacaktır. Çocukların sokaklarda rahat ve huzurla oynayacağı bir şehir. Ellerinde silahlar yada bombalar değil, onun yerine oynayacağı güzel ve sevimli oyuncakların olacağı bir kent olmalıdır Sur. Hayatlarını rahat bir şekilde idame ettiren esnaflar, ticaretinde de yine rahat olacağı ve rahat ticaret yapacağı dönemleri yaşayacak duruma gelmesi. Yada Sur sokaklarında, tarihi mimari ve güzel yerleri gezen yerli ve yabancı turistlerin olması Sur’un gelişmesindeki rolünün arttırması. Bütün bunlar ve burada yazamadığım pek çok güzel gelişmeler, hem devlet büyüklerimizin, hem de bizlerin hayali ve gerçekleşmesi mümkün olabilecek gelişmelerdir. Sur ilçesi, Diyarbakır sınırları içerisinde yer alan ve Diyarbakır’ın dört merkez ilçesinden biri olarak bilinen bir yerdir. Sur ilçesinin etrafında Çin Seddi’nden sonra, dünyanın en uzun surlar bulunur. Değişen zaman koşullarının kötü geçmesine rağmen, ayakta durabilecek kadar sağlam kalmış olan surlar, aynı zamanda dünya kültür mirası olarak da kabul edilmiştir. Sur ilçesinin gezilip görülebilecek kadar güzel bir şehir haline gelmesi özellikle Sur’da yaşayanları mutlu edecektir.

Köşe Yazıları